iLETiSiM
GSM : 0542 796 77 19 - 21
MAiL : zaferozer1978@hotmail.com
                                    
1999-2010 Gencliktiyatrosu.com® - TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
                                                                          Tiyatro Nedir?

Bir öyküyü, sahne olarak ayrilmis bir yerde, oyuncularin söz ve hareketleriyle canlandirma sanati.
Tiyatro sözcügü Yunanca'da "seyirlik yeri" anlamina gelen theatron'dan türetilmis, dilimize italyanca'daki teatro sözcügünden geçmistir. Günümüzde modern bir tiyatro binasi baslica üç bölümden olusur.
- izleyicilerin oturarak oyunu izledigi oditoryum;
- Oyunun sergilendigi sahne;
- Sahnenin iki kenarinda ve arkasinda, çesitli dekor ve gereçlerin bulundugu sahne arkasi yada kulis.

                                                                    TiYATRONUN KÖKENi


        Tiyatro da baska sanatlar gibi dinsel törenlerden dogmus, sonra dinden bagimsizlasarak sanatlasmistir. Kökeninde, ilkel insanin doga olaylarini kendi bedensel hareketleriyle simgesel olarak temsil etme çabalari yatar. Avrupa'da Üst Paleolitik Çagdan (İ.Ö 40-10 bin yil önce) kalma magara resimlerinde, ellerine ve yüzlerine hayvan postlari geçirmis insanlarin ritmik hareketler yaptigi görülmektedir. Bunlar, maske ve köstüm kullaniminin, dolayisiyla tiyatronun ilk örnegi sayilir. Maske, kisinin kendi kimliginin asarak baska kimlikleri ve daha genel varlik biçimlerini temsil etmesinin en etkin yollarindan biridir.


        ilkel topluluklarin animist inançlarina göre, yinelenen dogal olaylarin ruhlari, kisilikleri vardi; bu kisiler, sonradan tapinma nesnelerine, tanrilara dönüstü.
insanlar, belli zamanlarda yapilan törenlerde bu tanrilari temsil eden maskelere bürünerek kendi yasamlarini etkileyen doga olaylari üzerinde denetim kurmaya çalistilar. Yağmur yağdırmak ya da avda başarılı olmak için yapilan törenler danslar, Kurallı oyunun ilk örneğiydi. Eski inançların hemen hepsi görülen "ölme ve yeniden dirilme" teması da, insanlara verdigi kilik degistirme ve kisilestirme olanaklariyla, tiyatronun çikis noktalarindan biriydi.


    Mevsimlerin dönüsü, kisin bahara dönüsmesi gibi yinelenen doga olaylari, eski yili temsil eden kralin yeni yilin kralin karsisinda yenik düstügü bir törensel bogusmayla temsil ediliyordu.
Baslangiçta canli insanlarin kurban edildigi bu bogulma ve ölümler zamanla simgelesti, iki ayri gücün çatismasi da yerini tek bir gücün ölüm ve yeniden dirilme törenine birakti.


    Bazi baska kuramlara göre ise tiyatronun kaynagi samanist inançlardir. samanist törenlerin özelligi, izleyici ya da katilimcilara, tanrisal gücün simgesi yerine kendisini göstermesiydi. Bu törenlerde belirli kurallara uygun davranislarla kendinden geçen saman, öte dünya ile bu dünya arasinda bir araci rolü üstlenmektedir.


    Tiyatro, bugün de kökenindeki bu iki egilimin izlerini tasir, bu iki egilim arasindaki gerilimden güç alir: Bir yanda doga güçlerini simgesel olarak canlandirma, temsil etme islevi; öte yanda, dogaüstü güçlerin görünmesine aracilik etme islevi.
Dogaya öykünme kuramina göre, tiyatronun en önemli ögesi kilik degistirmedir.


Özel Arama